RAMAZAN BAYRAMI

24.06.2017
Abdullah KARACAAbdullah KARACA
Kavak İlçe Müftüsü

 RAMAZAN  BAYRAMI

 Bayramların, millî ve dinî duyguların, inanışların pekişmesi, taze ve canlı tutulması fonksiyonu yanında, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamada ve bunun bireylerin bilincinde yer etmesinde de büyük önemi vardır. 


Milli bayramlar, beraber aynı kaderi, aynı tasayı aynı kıvancı yaşama gücünü kuvvetlendirir. Dini bayramlarımız da aynı dine inanan insanların birlik beraberlik günleri, kardeşliğin, çıkarsız saygı ve sevginin yaşandığı günlerdir. 


Gerçekten dinî bayramlar, insanlar arasında kaynaşmanın, dostlukları ve ahbaplıkları ilerletmenin bir yolu olarak belli bir öneme sahip oldukları gibi, dinî his ve şuurun sosyal hayatta tazelenmesinin de bir vesilesidir. Bayramlar, sosyal dayanışma ve barış şuurunun fertlere kuvvetle hâkim olduğu günlerdir. 


Dargınların kucaklaşması, aralarında kin, nefret bulunan  aile ve şahısların, düşmanlık ve husûmet duygularının sevgiye dönüşmesi, küçüklerin büyüklere saygı, büyüklerin küçüklere sevgi göstermesi, hastaların ziyaret edilmesi, verilecek küçük hediyelerle çocukların gönüllerinin alınması, hısım ve akrabanın bir kere daha yeniden kaynaşması, genellikle bayram günlerinde mümkün olmaktadır.


Ramazan bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder. Ramazan ayı biterken, oruç da biter ve Ramazan bayramının ilk günü olan Şevval ayının birinci gününde oruç tutulmaz. Ramazan bayramının bu ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır, namazdan sonra ise hutbe okunur. Bunların ardından bayrama dair etkinlikler başlar; aile ve arkadaş ziyaretleri,geçmişlerine rahmet okumak üzere mezarlık ziyaretleri ile devam eder gider. müminlere iki bayram hediye edilmesiyle, İslâm toplumunda eski dönemlerden kalan bir iz daha silinmiştir. Medine'ye hicret ettikten sonra, halkın İran'dan alınmış Nevruz ve Mihrican bayramlarını kutladıklarını gören Hz. Peygamber A.S., "Allah sizin için o iki günü, daha hayrlı iki günle; Kurban ve Ramazan bayramlarıyla değiştirdi." (Müsned, Ebu Davud) buyurmuştur. Böylece İslâm öncesi iki bayramı kaldırarak, Müslümanların bayramlarının, Ramazan ve Kurban bayramları olduğunu bildirmiştir.


Ramazan ayı boyunca tuttuğumuz oruçlarla, kıldığımız teravihlerle, okuduğumuz hatimlerle, kur'anlarla, verdiğimiz fidye,fitre, zekat ve sadakalarla, yaptığımız hayır ve hasenatlarla nefsimizi kötülüklerden temizleyebildiysek günahlarımız bağışlanmış demektir.İşte böyle bir ruh yüceliği içinde bugün, büyük bir iş başarmanın, nefis ve şeytanla yapılan mücadelede başarılı olmanın sevincini, huzur ve mutluluğunu yaşayabiliyorsak oruçlarımız manasına ulaşmış demektir.


Bayramlar, sevgi ve saygının artmasına vesile olur. Dini bayramlarımızdaki güzel adetlerimizden biri de; yetimler, fakirler, garipler ve çocukların sevindirilmesi, yardıma muhtaç olan kimselere yardım edilmesi ictimai yardımlaşma ve dayanışmanın tezahür etmesidir.


- Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle?

Yorum Yaz

Yazarın Diğer Yazıları